Uykusuzluk çekerken yapılacak şeyler vardır heralde… Ama hiç bir zaman bulamadım o yapılacak şeyleri… Hadi beraber bulmaya çalışalım onları… Saçma bir blog girişine hoşgeldin…
Bu sene, nedense, ciddi bir insomnia problemi ile haşır neşir oldum… Uyuyamıyorum. Ve uyuyamadıkça yapılacak şeyler arıyorum. Ve bu anlarda en çok yardımıma koşsan şeyler kalemim, defterim ve müziğim oluyor.
Hani bir klişe vardır ya… Muhabir gelir, ve süpperstar (!) olan bu yukarıdan zembille indirilmiş arkadaşa saçma sapan sorulardan oluşan bir demet salak ve kimsenin cevaplarını önemsemediği sorular sorar… Bunlar içine kendisi gibi bir başka süpperstar (!) veya adayı olma yolunda ilerleyen kız veya erkek arkadaşlarıyla ne zaman ayrılıcaklarını sorarlar… İşte böyle anlarda, bir başka soru gelir. “İlhamınızı nereden alıyorsunuz?..” Gecedir bunun cevabıda muhtemelen. Ve ne yazıktır ki, aslında bu gerçektir. Ve söylemekten gurur duyuyorum ki, galiba nedenini buldum… Geceleri insanlar daha çok kendileri olabiliyor bence. Etrafta kimse yokken, sadece sen ve kendin kalıyor geriye… Kafandaki binlerce sorunun volta attığı zamanda bile, gecenin karanlığı iyi geceler deyip, uyutuyor sorunlarını… Ve gece, seni seninle yanlız bırakıyor…
İşte bu durumda, benim en iyi arkadaşım bir kalem ve bir defter oluyor. Yardımcı gereç olarakta o anki ruh haline uyan bir şarkı… Çoğu arkadaşım tarafından sevilen, hatta bazılarını ağlatan bestem “Uyuyan Güzel” de böyle bir gecenin ürünüdür…
Siz siz olun, uyuyamadığınız zamanlarda gece ile iyi geçinin… İlhamınızı elinizden alabilir, sihrini üzerinizde kullanıp sizi saatlerce uyuyan birine dönüştürebilir. Umarım bana yapmaz! Seni seviyorum gece… Yıldızınla, ayınla, hırlın ve hırsızınla, bilimum sokak kedinle ve karanlığında kaldığımda beni aydınlatan sihrinle…
Not: Bu blog yazılırken Tiktak’tan Duki isimli şarkı dinlenmiş, onun tınılarıyla parmaklar klavye üzerinde parmak izleri bırakmıştır… Dinlemek için:http://www.myspace.com/tiktaktiktak adresini kullanabilirsiniz!