Text 27 Aug Ölüm ile ateşkes…

Aslında ne kadar ince bir çizgide yaşıyoruz hayatı. O kadar ince ki, delirip delirmemek bile kıl kadar ince bir çizginin üzerinde bu hayatta. Ölmek veya ölmemek, sevmek veya sevmemek..

Hayır, kesinlikle varoluş olaylarına falan girmek değil niyetim, derdim; sadece ne kadar emanet yaşadığımızı görür oldum, hisseder oldum.

Gözlerimi her kırpmamda biraz daha farkediyorum gözlerimin etrafındaki kasların yorulduğunu, gevşediğini. Biraz daha hissediyorum içimdeki küçük çocuğun sorumluluk sahibi bir adama dönüşünü. İsteyerek, yada istemeyerek; ama gerçek bu. Alınan her nefeste sona biraz daha yaklaşmak belkide dünyaya geliş amacımız.

En sevdiğim şeydir uzun lafın kısa hali.. Bu demek oluyor ki sadet ile aramızdaki mesafe kısalır vaziyette.

Ölüyoruz!

Ama bunu sonumuz geldi, hepiniz ölüceksiniz tadında söylemiyorum. Kucaklayın ölümü. Beyaz bayraklarınızı çekip ateşkes imzalayın. Siz ne onu durdurabilirsiniz, ne de yenebilirsiniz. Yavaşlatmak için insanlar ellerinden gelen herşeyi yapıyorlar; doktorlar uyumadan nasıl uzun yaşarız matematiğini yapıyorlar.

Uzun yaşamak mı yoksa mutlu yaşamak mı..? Asıl cevaplanması gereken, matematiği için kafa patlatılması gereken işte bu. Gerisi fasa-fiso…

Mutlu olun, mutlu edin. İnanın zaten 100 yıl yaşamış kadar dolu hissediceksiniz Azrail ile bu dünyadan uzaklaşırken…


Design crafted by Prashanth Kamalakanthan. Powered by Tumblr.